2019 +

Freelance

Yeni hayata ilk adım

14-How-to-be-tubi-by-tugba-isik.jpg

UX designer olmaya karar vermeden önce yaptığım en büyük hatalardan biri yanlış soruları sormaktı. O zamana kadar kendime hep "ben ne olacağım" diye sormuştum. Hiç sabit bir hayalim olmamıştı, okuduğum bölüm de bana bir meslek seçme konusunda hiç yardımcı olmuyordu.

Nasıl oldu tam hatırlamıyorum ama muhtemelen yine okuduğum bir kitap sonrasında yanlış soruları sorduğumu fark ettim. Ben ne olacağım değil, ben ne yapmak istiyorum olmalıydı sormam gereken. Ben nelerden keyif alıyorum, neleri yapmak beni mutlu ediyor... Oturup tüm bunların bir listesini çıkartmış ve nihai bir listeye vardıktan sonra benden daha bilgili ve deneyim sahibi kişilere elimde bir liste ile gitmiştim. İşe yaramıştı da. 

Yine aynı şeyi yapmanın zamanı gelmişti. Neleri sevdiğimi artık çok net biliyordum, şimdi neleri hayatımdan elemek istediğimi netleştirme vaktiydi. Sabah ezanı okunmadan işe gitmek istemiyordum. Güneş ışığı almayan, penceresi açılmayan ofislerde 100 kişiyle aynı havayı solumak, bütün gün gürültüden kaçmak için kulaklıkla müzik dinlemek zorunda kalmak (ya da müzik dinliyormuş gibi yapıp sadece kulaklarımı tıkamak) istemiyordum. Servise binmek istemiyordum, saatler süren saçma sapan toplantılara girmek istemiyordum, insanların egolarıyla bu kadar haşır neşir olmak istemiyordum, sürekli sizi başkalarıyla kıyaslayan bir sistemin içerisinde olmak istemiyordum. Sonsuza kadar sürmese de en azından bir süreliğine üzerimdeki zehri atana kadar tüm bunlardan uzak kalmak istiyordum. 

Sonra gelecekte ne yapmak istediğimi hayal ettim. Çalışma hayatımda neredeyse 10 yılı geride bırakmıştım. Bu 10 yılı sürekli başkalarına (ama aslında kendime) bir şeyleri ispat etmeye çalışarak geçirmiş ve artık yorulmuştum. Artık kimseye hiçbir şey ispatlamak istemiyordum. Artık yapabildiğimi, yapabileceğimi biliyordum.

 

İlk iş önümüzdeki 10 senenin hedeflerini belirledim. Ardından sonraki 10 senenin (tabi o kadar yaşarsam). Sonuçta Tubik A.Ş. olacaksam misyon vizyon ve stratejiye ihtiyacım vardı. Tam da bir mühendisin yapacağı gibi excelimi açtım, kendi minik iş planımı, bütçemi, gelecek 1 yıllık finansal risklerimi ve fırsatlarımı listeledim. Kendime kontrol noktaları belirledim, 3-6-9-12 aylık planımı yaptım. En kötü senaryoları çıkartıp B - C - D planlarını kurguladım. Business planning dersi sonunda bir işe yaramalıydı. 


Geri çekilip bu muhteşem planıma şöyle bir baktığımda en azından 6 aylık bir deneme süresi verebilirim kendime gibi görünüyordu. En kötü hiç proje bulamam, anamın babamın yanına gider dinlenirim sonra paşa paşa yeniden iş aramaya başlardım diye düşündüm. 


İkinci aşama piyasa araştırması oldu. Aklına, fikrine, deneyimlerine güvendiğim birkaç kişiden fikrini almak için görüşmelere başladım. Herkes aynı şeyi söylüyordu, bu yolun risklerle dolu olduğu, ancak benim böyle bir şeyin altından kalkabilecek biri olduğum ve bu yolda bana ellerinden gelen desteği verecekleri... Gaza gelmemem gerektiğini biliyordum, ama yine de insanların size güvendiğini duymak güzel bir şeydi, biraz da bu güveni yaratabildiğim için kendimle gurur duydum. Ve evet, gaza geldim. 


Kasım ayının başında Vodafone'dan ayrıldım. Fatura kesemiyor olmanın önüme çıkardığı engellere dayanamayıp şubat ayında şirketimi kurdum, mayıs başında ilk kontrol noktası olan 6 aylık periyodu kendi kriterlerime göre başarıyla (aç kalmadım yani) tamamladım. Eğer başım(ız)a pandemiye ek başka felaketler gelmezse şimdilik hayatta kalacağım gibi görünüyor.

 

Umarım :D

 

BİTTİ 🤓💚🐱

©2020 tuğba ışık

  • Medium-logo
  • Siyah LinkedIn Simge
  • iconfinder_icon-social-twitter_211920
  • iconfinder_173_Instagram_logo_logos_4373