2010 

İş arama dönemi

07-How-to-be-tubi-by-tugba-isik.jpg

Üniversitenin son senesi iş arayarak geçti. Bazı arkadaşlarım part time bir iş bulmuş, mezuniyetten sonra da devam etmeyi planlıyordu. Ailem her konuşmamızda iş bulabildin mi, işsiz kalacaksın, keşke öğretmen olsaydın, KPSS'ye gir memur ol diye ruhumu kemiriyorlardı. 


Başvurduğum onca yer arasından sadece GFK ve Finansbank döndü. GFK görüşmelerin sonunda "seni çok beğendik, ancak iki aday alacağız, asgari ücretle çalıştırıp 6 ay sonra sadece biri ile devam edeceğiz" gibi belirsiz bir gelecek sununca tek ümidim Finansbank kaldı. 


Genel yetenek sınavı, İngilizce sınavı, grup mülakatı, panel mülakat, şu bu derken hepsinden "bu sefer sıçtım, hayatta geçemem" diye diye bir şekilde geçtim. 


Grup mülakatında hepsi ejderha gibi bir sürü okul birincisi kız vardı. Daha tanışma aşamasında elendiğimi hissettim. Beni çiğ çiğ yiyeceklerdi. Bir grup çalışması istendi ve orta yollu çözüm arayan mülayim profilimle gruptan çıkan tek kişi oldum. O zamanlar bunun bir kurumun kültürü hakkında ne kadar önemli bir ipucu olduğunu anlamamıştım. Ejderha değil, takım arkadaşı arıyorlardı. 


Panel mülakatta ise "ben aslında banka falan istemiyorum ama işte ekmek parası çok da durmam zaten" gibi bir görüşmede asla söylenmeyecek ne varsa söyledim. Mülakatta neler sorulur, neye ne cevap vermem gerekir hepsini biliyordum. Ama "benim kim olduğumu bilsinler, eğer uymuyorsam zaten beni almamaları en hayırlısı" gibi sonrasında da tüm hayatım boyunca devam ettirdiğim bir motto ile ne düşünüyorsam, ne hissediyorsam, işten, hayattan ne bekliyorsam ağzıma geleni söyledim ve çıktığımda "artık daha da çağırmazlar" dedim. Çağırdılar. 

Bu sefer beraber çalışacağım ekibin yöneticileri ile görüşecektim. Önce toplu (Cumhur Türkmen ile burada tanıştım), sonra üst yönetici (Elsa Pekmez Atan) ile 2 saatlik bir görüşme. İlk görüşme MAT301 sınavından halliceydi... Sırtımdan terler aka aka çözdüğüm sorularda öyle salak işlem hataları yapmıştım ki, 3 sorudan sadece 1'ine doğru cevap verebilmiştim. Bu yıkımın ardından aşırı karizmatik bir kadını geldi ve önüme bir tomar şirket bilgisi yığdı. Üst üste o kadar çok soru sordu ki, hepsi yorum olduğu için doğru cevap verip vermediğimi bile bilmeden gelişine sallıyordum. Zaten artık umudum kalmamıştı... Bu sefer geri zekalı olduğumu kesin anladılar dedim (daha sonra Cumhur'dan öğrendiğime göre o güne kadar gördükleri en iyi, ve Elsa'nın mikronluk süzgecinden geçen tek aday benmişim). 


Mucize eseri bu aşamadan da geçtim ve GMY ile görüşmeye çağrıldım. Devlet gibi kadın tanımının karşılığı bir kadınla kısacık bir sohbet ettik. Çıktığımda arkamdan "akıllı ama içe kapanık bir tip, emin misiniz" gibi ileri geri konuşmuş...


Netice olarak Finansbank'a MT (management trainee) olarak kabul edilmiştim. En fazla 1 yıl kalır çıkarım dediğim yerde 4 yıl geçirdim. Hayatımda en uzun süre çalıştığım ve de en çok sevdiğim iş yerim oldu.

©2020 tuğba ışık

  • Medium-logo
  • Siyah LinkedIn Simge
  • iconfinder_icon-social-twitter_211920
  • iconfinder_173_Instagram_logo_logos_4373